Ruhun Doğusuyla Aklın Batısının Buluşma Noktası ve “Hakikat”

BU YILKİ CANNES FİLM FESTİVALİ’NDE JÜRİ KOLTUKLARINDAN BİRİ FESTİVAL SÜRESİNCE BOŞ KALDI. İRANLI YÖNETMEN CAFER PANAHİ, ÜLKESİNDEKİ SON SEÇİMLERDE MUHALEFETİN SEÇİM KAMPANYASINI KONU ALAN BELGESELİNDEN ÖTÜRÜ “EV HAPSİNDE” OLMASI NEDENİYLE FESTİVALDE BULUNAMADI. TAM DA BU ÜLKEYE YÖNELİK OLARAK KURGULANAN SİYASAL KUŞATMAYA KARŞILIK BÜYÜK BİR SOLUK ALDIRMASI BEKLENEN, TÜRKİYE-İRAN-BREZİLYA ARASINDAKİ NÜKLEER TAKAS ANLAŞMASININ YANKILARININ SÜRDÜĞÜ GÜNLERDE...
İran’da 12 Haziran’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasında yaşananları, “reformcu” diye adlandırılan muhalefeti “rejim karşıtı” olarak görmek ve göstermek arzusu, tahminlerini gerçek sananların sık sık başvurduğu “sunum” tarzlarından biri olmalı. Bir uçta “Obama’s smart power” markalı gözlüklerden ve diğer uçta da iktidar karşıtı belgeseli nedeniyle ev hapsi ya da göz hapsiyle yönetmenine uyarı cezası verebilen bir mantığın içinden dünyaya bakan gözler... Reformcuların önde gidenlerini destekleyen ama aslında rejimin en kuvvetli yapıştırıcılarından biri olduğunu bildiğimiz eski Cumhurbaşkanı Seyyid Muhammed Hatemi’yi NPQ aracılığıyla keşfetmiştim. Floransa yakınlarındaki Avrupa Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşması, 11 yıl önce dergimizde yayımlanmıştı ve hem ‹ran’ın devlet başkanı ve hem de bir felsefeci olarak konuşan Hatemi’nin söyledikleri, ne zaman “Rönesans” sözcüğü geçse, şu ilginç saptamasıyla birlikte aklıma düşer oldu: